Erkekler de Korkar

Dün telefonum en umutsuz, en karamsar ve garip bi ruh halimle saklambaç oynadığım bi anımda çaldı. Birden "Ebe" dedim. Arkadaşlar "Noluyo lan" demeye kalmadan telefonu aldığım gibi içeri odaya fırlattım kendimi. Odaya giderken aynı bi sapanın ucunda gerilmiş, pencere camını darmadağın etmeye hazır küçük, kendi çapında zararsız bi taş gibiydim. Tabi atılmadığım sürece.

Telefon sürekli çalıyordu. Daha kimin aradığına bile bakmadan telefonu yatağa attım. Bilmiyorum açmak istemedim. Sanırım içimdeki saklambaç oyununu sürdürmek istedim ve saklanmaya devam ettim. Bi süre sonra sustu telefon. Biraz olsun rahatlamıştım telefon melodisi duymamaktan ötürü. Cebimden bi sigara çıkardım yaktım. Çektim bi nefes, ağzımda dolandırdıktan sonra üfledim dumanı. Ve telefon tekrar çalmaya başladı "Hay ebesini" dedikten sonra aldım telefonu. Arayanı ekranda görünce şaşırdım. Gözlerimi ovuşturdum ve tekrar baktım. Evet arayan eski sevgilimdi. "Sarhoş sanırım" dedim içimden ve açtım. "Naber Romeo?" demesinden anladım sarhoş olmadığını. Sorusuna cevap vermedim. Tekrar sordu. Tekrar tekrar...

"Neden" dedim. "Neden aradın"

Biraz düşündü.

"Sesini duymak istedim" dedi. Sigaramdan bi nefes daha çektim. İçimden binbir türlü şey demek geçerken "iyi" diyebildim. İyi ne alakaysa!

Ayrılalı 3 ay olmadan 2. arayışıydı. -1.sini sormayın feci bitti-

Ağlamaklı bi tonla "Yapma böyle" dedi.

Ben napıyodum ki ona. Yapıcak bi statüm bile kalmamıştı. Daha ne yapabilirdim ki?

Ben tüm tabularımı yıkarken, onunla olmaya kendimi tam donanımlı bi asker edasıyla hayatımı tek düze yaparken daha ne yapabilirdim?

Kendimi "Tamam lan bu sefer sevicem" diye şartlandırmışken daha fazla ne yapabilirdim?

"Sen yaptın" Dedim. Aslında diyemedim. Dökülüverdi dudaklarımın boşluğundan.

Camı açtım bitmiş sigarama baktım ve boşluğa salladım. Derin bi nefes çektim. Doldurdum ciğerlerimi safa oksijenle. Eskilere döndüm. Normalde sık yapmam bunu ama bu sefer durum farklı. "Eski sevgilim" arıyo "Eski". Ne kadar acı. Bitmiş bi ilişkiden sonra karşıdakini tek kelimeyle tanımlamak. Ama ne anlarız biz. Sonuçta "Erkeğiz". En çokda bu koyuyo aslında. Tamam erkeğiz, aynı zamanda da insanız lan İNSAN! Tamam duygularımızı kadınlar kadar ortaya çıkaramayız ama o duygular içimizdedir biliriz. Yoğundur, sıktır, çıkmak için yüreğimizi yırtar. Ama çıkmaz, çıkamaz! Engelleriz. Neden mi? Erkeğiz ulan biz niye düşürelim kendimizi. Kadınlar duygularını ortaya çıkaran erkekleri sever miki? Nah sever dalga geçer sonra "Öküz" der. Varsın desinler biz biliyoruz sonuçta.

"Seni özledim" dedi.

Bende diyemedim. Demek istemedim kendimi ona bağlamaya hazırken onun bana yalan söylemesi beni bi nebze itti. Küçük büyük fark etmez yalan söyledi. Ne kadar güvenilmez biri de olsam benimde ihtiyacım var doğrulara. Bunu da bana "O" öğreticekti. Şimdi sordum kendime "Daha kendi bilmezken doğruyu o gibilerden öğrenmek nasıl olurdu?" diye. Sevindim hala biri öğretebilecek diye.

"Yeter" Dedim. Resmen bağırdım. Evet evet çok bağırdım. Ev arkadaşlarım geldi odaya noldu diye. Yüzümdeki garip hali görünce kapıyı kapatıp gittiler.

"Kapat artık" Dedim. içim gitse de.

"Kokun bana sindi. Çıkaramıyorum bi türlü" dedi.

İçimdeki piç bu duygu selinin ortasında bi yol bulup çıktı. "Aceyle yıkan belki çıkar" demek geldi içimden.

Evet seviştim onunla. Sonrasını düşünmeden seviştim. Seviştik.

Zaman akıp geçti. Tutmadık, elimizin tersiyle ittik. Hep orda, o yatakta, o zamanda olalım istedik. Zaman işte, akıp gitmeye mahkum.

Kimseye demedim ona sevgilim dediğim kadar. Hem doğal, hem içten , hem de sevişirken. Ben bile şaşırıyorum. "Nasıl yaptım" Diyorum.

Her dakikası güzeldi. Özeldi. Bedenleremizin kenetlenip, gözlerimizin ışıltısında birleşmişti ruhlarımız o yatakta. İşte....

"Çıkar" Dedim. "Ben yokum bukadar"

"Rome..."

Kapattım telefonu. Uzatmadım. Uzatamadım. Korktum. Evet ben nasıl erkeğim, nasıl korkarım ?(!!!!)

Yaktım bi sigara daha. Çok içiyorum bu ara. Ama zor anlarda sarılcak başka ne kaldı ki şu boktan hayatta?

Geçtim arkadaşların yanına "Noldu?" diye sordular.

"Hiç" Dedim. Bu kadar duygunun sonunda "Hiç"

Ve evet aslında erkeklerde korkar...

btemplates

7 Yorum:

akasya dedi ki...

siz erkekler zayıf görüneceğinizi düşündüğünüz için duygularınızı göstermekten korkuyosunuz, biz de incineceğimizi düşündüğümüz için.

akıllı ama duygusuz insanlar oluyoruz yavaş yavaş..

Romeo dedi ki...

o bizim değil bizden başka herkezin düşüncesi
duygusunu gösteren erkek=zayıf erkek
bu böyle gittiği sürece duygusuz insan olmaya devam edicez
ha akıllı bi insanmı, duygulu bi insanmı dersen. akıllı insan derim

akasya dedi ki...

ifade edilemeyen duygular, insan bünyesine zarar verir bi süre sonra.

aklını kullanan insan da bunun farkındadır. akıllı insan da bilir, erkek de insandır ve duygularını yaşamak, göstermek ister.

ne diyelim, akıllı insanlarla karşılaşmak nasip olsun =)

Romeo dedi ki...

erkeklerinde insan olduğu görüşün karşısında ayakta alkışlıyorum seni :)

artık bunu bütün hemcinslerinin anlaması lazım zamanı geldi. çünkü erkek üzerinden dönen bu muhabbetler feci derecede sıkıntı wermeye başladı :)

akasya dedi ki...

aslında erkek de insandır derken bi gönderme vardı. ama sen laf dokundurmuşsun; neyse..

genelleme de yapmamak lazım tabi. benim cinsimde de seninkinde de var bisürü algısı kapalı insan. kadın-erkek diye değil de kişi bazında düşünülürse bazı şeyler, daha doğru yargılar çıkar ortaya.

Romeo dedi ki...

yok hayır laf falan asla dokundurmadım yanlış anlattıysam pardon :)

demek istediğim bunu bilmeyen o kadar kişi varki. bilen birini görünce sevindim sadece o kadar :)

morfularlikiz dedi ki...

Kadın ve Erkek olmadan önce insandık biz.Sonra nolduysa siz erkek oldunuz biz kadın.Mesela erkek ağlamaz oldu,erkek zayıf görünemez oldu, erkek öküz oldu,erkek mal ol ama erkek bir türlü aşık olamadı bize göre. En azından kadın gibi olamadı.
Böyle ayrıştırdık birbirimizi,bazı şeyleri yakıştırdık bazılarını yakıştıramadık. Ama hep insanlığımızdan gitti dimi. Erkek olucaz,kadın olucaz derken yedik birbirimizi.

Neyse, diyeceğim o ki sevgilim diyecek birini bulmak kadar zor şey bilmiyorum bu hayatta. Herkese çıkmaz o kelime ağızdan, en azından aynı tını ile....:)